Ayın Konuk Yazarı Kezban Hereser



Sayý 35


Sayý 36


Sayý 37


Sayý 38


Sayý 39


Sayý 40


Sayý 41


Sayý 42

 


Kezban HERESER

Ne ilk
ne de son.

 

 Silinmiyor izleri, bitmiyor acılar...
Tv ekranlarında sadece dakikalara sığdırdığımız Güney Asya’da yaşanan felaket görüntüleri
belkide hiçbir zaman silinmeyecek hafızalarımızdan.
Tanrının tuval üzerine sanki bir fırça darbesiyle yarattığı bu güzellik,
yine bir fırça darbesiyle yok olup gitti...

           Evet, Tsunami felaketi... Cansız bedenlerin sulara kapılıp saatlerce sürüklendiÄŸi felaket bana daha önce yaÅŸadığımız deprem felaketini anımsattı. Olaylar farklı fakat yaÅŸanan acılar aynıydı... Ölüm vardı, gözyaşı vardı, umutsuzluk vardı, yoksulluk vardı. Belki de hayatlarında ilk kez yoksul kesimle aynı duyguyu paylaÅŸtı zengin halk. Gözleri aynı felaketin dehÅŸetiyle aÄŸladı, kalpleri aynı ürperti ve acıyla attı... Belki de ilk kez aynı ÅŸeyi dilediler yürekten isteyerek. Yurdumuzda Tsunami yaÅŸanmadı, belki de hiç yaÅŸanmayacak ama biliyorum ki, evine ekmek dahi götüremeyen, çocuÄŸuna kitap-defter alamayan bir babanın yüreÄŸinde kopan acılar, hiçbir tsunamiden, hiçbir depremden daha ÅŸiddetli olamaz. MesleÄŸim gereÄŸi gündemi yakından takip eden birisi olarak hemen hemen hergün birçok kötü olaylar duyuyor, felaketlerin içinde olduÄŸumuzu hissediyorum.
           AB sürecinde olduÄŸumuz ÅŸu günlerde kültürel bazda aldığı teorik bilgileri ahlaki deÄŸerlerle süsleyen kaç vatandaşımız var? Maddi kazanımlar saÄŸlarken, ahlaki deÄŸerleri yitirdiÄŸimiz gerçeÄŸi apaçık ortada. Çevrenize şöyle bir bakın, duyguları körelmiÅŸ insanların yaÅŸadığı bu yeryüzü, üzerine binen beton yığınlarının altında acı çekiyor sanki... Bu öyle bir acı ki, bütün insanlara felaket olarak geri dönüyor. Bizler bugün, Tsunami sonrasında, yoksulluÄŸun ve açlığın kucağına terkedilen bu insanlara sivil toplum örgütleri kurarak elimizden geldiÄŸince yardım elini uzatabilir, onların hayatta kalmasını saÄŸlayabiliriz. Zaten ÅŸu anda dünyadaki birçok ülke bu konuda yüreklerini ortaya koyarak bu iÅŸe soyundular bile.. Belki yıllar sonra felaket bölgesinde herÅŸey normale dönecek, yeni yeni binalar yükselecek gökyüzüne doÄŸru. Ancak bizim yitirdiÄŸimiz ahlaki ve kültürel deÄŸerlerimize yardım elini kim uzatacak? Hiç düşündünüz mü?

 





RADYO ZEYTİN
101.5




ZEYTİN DERGİSİ
Sayı 35 ( Ocak 2005 )