Ne
ilk
ne de son.
Silinmiyor
izleri, bitmiyor acılar...
Tv ekranlarında sadece dakikalara sığdırdığımız Güney Asya’da
yaşanan felaket görüntüleri
belkide hiçbir zaman silinmeyecek hafızalarımızdan.
Tanrının tuval üzerine sanki bir fırça darbesiyle yarattığı
bu güzellik,
yine bir fırça darbesiyle yok olup gitti...
Evet,
Tsunami felaketi... Cansız bedenlerin sulara kapılıp saatlerce sürüklendiği
felaket bana daha önce yaşadığımız deprem felaketini anımsattı.
Olaylar farklı fakat yaşanan acılar aynıydı... Ölüm vardı, gözyaşı
vardı, umutsuzluk vardı, yoksulluk vardı. Belki de hayatlarında
ilk kez yoksul kesimle aynı duyguyu paylaştı zengin halk. Gözleri
aynı felaketin dehşetiyle ağladı, kalpleri aynı ürperti ve acıyla
attı... Belki de ilk kez aynı şeyi dilediler yürekten isteyerek.
Yurdumuzda Tsunami yaşanmadı, belki de hiç yaşanmayacak ama biliyorum
ki, evine ekmek dahi götüremeyen, çocuğuna kitap-defter alamayan
bir babanın yüreğinde kopan acılar, hiçbir tsunamiden, hiçbir depremden
daha şiddetli olamaz. Mesleğim gereği gündemi yakından takip eden
birisi olarak hemen hemen hergün birçok kötü olaylar duyuyor, felaketlerin
içinde olduğumuzu hissediyorum.
AB sürecinde olduğumuz
şu günlerde kültürel bazda aldığı teorik bilgileri ahlaki değerlerle
süsleyen kaç vatandaşımız var? Maddi kazanımlar sağlarken, ahlaki
değerleri yitirdiğimiz gerçeği apaçık ortada. Çevrenize şöyle bir
bakın, duyguları körelmiş insanların yaşadığı bu yeryüzü, üzerine
binen beton yığınlarının altında acı çekiyor sanki... Bu öyle bir
acı ki, bütün insanlara felaket olarak geri dönüyor. Bizler bugün,
Tsunami sonrasında, yoksulluğun ve açlığın kucağına terkedilen bu
insanlara sivil toplum örgütleri kurarak elimizden geldiğince yardım
elini uzatabilir, onların hayatta kalmasını sağlayabiliriz. Zaten
şu anda dünyadaki birçok ülke bu konuda yüreklerini ortaya koyarak
bu işe soyundular bile.. Belki yıllar sonra felaket bölgesinde herşey
normale dönecek, yeni yeni binalar yükselecek gökyüzüne doğru. Ancak
bizim yitirdiğimiz ahlaki ve kültürel değerlerimize yardım elini
kim uzatacak? Hiç düşündünüz mü?